Cunda Adası' ndan ayrılıp gezimize Şeytan Sofrası' yla devam ediyoruz. Burası Ayvalık' ı ve çevresindeki 10' larca küçüklü büyüklü adaya hakim bir tepe. Taşların üzerine yüksekce bir yere çıkıp, adalar üzerinden büyük adımlarla atlayası geliyor insanın. Hatta atlaya atlaya Midilli' ye varıp, çıkartma yapıp, feth edesimiz geliyor.
Şeytan Sofrası' nın turist çekebilmek için fi tarihinde uydurulmuş bir hikayesi var. Sözde Şeytan bu tepeden Ayvalık' da doğru adalar üzerinden zıplaya zıplaya kaçmış. İnandırıcı olsun diye de büyük bir kaya üzerinde bir oyuk açılmış ayak şeklinde. Şeytan' ın ayağı denmiş bu büyükçe oyuğa. Etrafı demir parmaklıklar ile kaplı. Oyuğun içine para atıp dilek tutuyorsunuz. Şeytan 'ın şerrinden uzak durmayı diliyorsunuz falan filan. Oyuk dolunca paralar alınıyor. Turist geldikçe doluyor. Tekra boşalılıyor. Tekrar doluyor...
FDT aile fotoğrafı çekiliyoruz. FDT' nin akıl hocalarından Oğuz abinin doğum günüymüş bugün. 63 yaşına basmış kabul etmese de. Kısa, içten ve duygulu bir teşekkür konuşmasının hemen ardından bizler iyi doğdun naraları atarken arkadaşlar kendisini omuzlara almaya çalıyor.

Kocaman bir kayalık gibi görünen yarımada Tımarhane Adası olarak biliniyor. Önceleri bu adada meyve ağaçları ve hayvan barınakları bulunan büyükçe bir çiftlik varmış. Ayrıca bu yarımadada akıl hastaları tedavi ediliyormuş. Hastaların burada tedavi edilmesinin sebeplerinden biri de böyle huzurlu bir ortam olduğundan olsa gerek.

Hava bulutlu olduğundan dolayı gün batımını izleyemiyoruz maalesef. Hava da soğumaya başlayınca Ayvalık' a dönmek, otelimize yerleşmek üzere Şeytan Sofrası' ndan ayrılıyoruz.
1 yorum:
süpersin
Yorum Gönder