tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2010 Cuma

Zeus Tapınağı - Aizanoi (Çavdarhisar)

"Aizanoi, Kütahya' ya yaklaşık 60km mesafedeki Çavdardarhisar ilçesinde bulunan bir antik kenttir. Dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınağı bu kentte. Bu kültürel yapısıyla ikinci Efes sayılıyor. "

23 Nisan resmi tatil gününü fırsat bilip 3 günlük bir tatil peşindeyim. Hem ailemi ziyaret etme, hem de annemin güzel ev yemeklerini yeme düşüncesiyle Simav' a gitmeye niyet ettim. Uzun zamandır görüşemediğim kardeşimin de geleceğini duyunca hemen yola koyuldum. Yolda giderken Aizanoi' da bir mola verdim. O kadar büyüleyici bir yer ki, bu zevki hemen tüketmemek için stadyum, tiyatro, hamam ve borsayı daha sonraya bırakarak, sadece Zaus Tapınağı' nı fotoğrafladım.
















Güvenlik kulubesinde oturan yaşlı amcam artık buraların hakimi, bekçisi biziz edasıyla oturuyor gibiydi.



Yolcu yolunda gerek...

19 Nisan 2010 Pazartesi

5. FDT Gezisi - 1. Bölüm - Bergama Bazilika Kilisesi (İzmir)
















20 Mart 2010 Cumartesi

4. FDT Gezisi - 2. Gün - 1. Bölüm - Romen Mahallesi (Ayvalık)

"Cunda Adası' nındaki kedileri, Şeytan Sofrası' ndaki Şeytan ayak izini, akşam yemeğindeki vişne ve papalina muhabbetini, akşam yemeğinin ardından yenen normal lahmacunu ve şamataları geride bırakıp gezimize 2. gün kaldığı yerden devam ediyoruz."

Bugün Ayvalık' tayız. Gökyüzü kapalı, hafif yağmur çiseliyor, rüzgar esiyor ve önceki güne nazaran soğuk bir hava. Ayvalık sokaklarında gezerken, fotoğraf dostları ile bir Romen mahallesine dalıyoruz. Diğer mahalle sakinlerine göre daha fakir bir yaşam süren Romenler, şehrin bu ücra sokağında tek katlı evlerinde kendilerine yer bulmuşlar. Pencerelerden bakan ve kapı önlerinde oturan çocuklu ablalar, yaşlısından gencine bir çok Romen bu dar sokak boyunca kadrajımıza takılıyor. Evlerimizi yıkacaklar diye dert yananlar, "Apla beni de çek! Abi beni de çek" diye peşimizde pervane olan çocuklar, asırlık nineler mi ararsın hepsi bu sokakta. Buyurun! İşte Romen sokağından bir kaç enstantane...

























21 Aralık 2009 Pazartesi

3. FDT Gezisi - 2. Bölüm - Trilye (Zeytinbağı)

"Trilye' de çok iyi korunmuş, çok eski mimari yapılar bulunuyor. Eski Rum evleri, kilisler, taş mektep bunlardan bazıları. Ecdadın kültüre verdiği değerin bir kanıtı karşımıza çıkıyor bütün tarihi yapılarda."



Kahvaltıdan sonra sokak gezimize başlıyoruz. İlk sokak köşesinde, 13. yy dan kalma Kemerli Kilise karşılıyor biz fotoğrafçıları. Kimimiz sağından, kimimiz solundan çekmeye başladık bu tarihi kalıntıyı. Hatta kapılarının kilitli olmasına aldırmayıp, pencereden içerisine girip çekenler bile vardı.



Ben içerisine giremedim ama merak edip baktım ne var diye. Kiliseye ismini veren kemer net bir şekilde gözüküyor.



Yol boyunca Trilye evlerini seyrettikçe, yıllar öncesinin sokak, yaşam tarzına tanıklık ediyoruz. Sanki insanlar kimisi ibadet ediyor, kiliseden çıkacak, kimisi okula gitmiş, zil çalmasını bekliyor, kimisi yemekhanede yemek başında, yedikten sonra çıkacak bu sokaklara gibi... Dar, engebeli kaldırım ihtiyacından yoksun sokakları yanlarındaki rengarenk evler süslüyor. Bu evlerin giriş katı genelde zeytin deposu olarak işlev görürken, üst kat ise uzun pencereleri ile oturma odası olarak kullanılırmış. İki kat arasında ipek böceği yetiştirmek için alçak tavanlı ara bir kat daha varmış.



Bazı evlerin çok eski ve uzun bir süredir el değmemiş olduğu çatılarındaki küçük yeşilliklerden belli oluyor.






Rengarenk Trilye evleri ile eski postahane


İçine ışık süzülen, belki de böylece ilgi çekmeye çalışan terkedilmiş bir Trilye evi



Rumların kasabayı terk etmesinden sonra mülkiyet haline gelmiş bu kilisede halen aileler yaşamaktadır. Dündar Evi


20. yy' ın başlarında yaptırılan Taş Mektep batı mimarisini yansıtan en son ve en yeni yapıdır.

Trilye' nin gün boyu altını üstüne getirerek gezimizi bitiriyoruz. Diğer gezimizde görüşmek üzere, esen kalın. hehehe

20 Aralık 2009 Pazar

3. FDT Gezisi - 1. Bölüm - Trilye (Zeytinbağı)

Yaklaşık 1 aylık aranın ardından yeni bir kayıt açıyorum sonunda.



"FDT ile yaptığımız Aralık ayı gezimizi Bursa' nın Mudanya ilçesine bağlı küçük bir belde olan Zeytinbağı' na (Eski ismi ile Trilye) yaptık. Birçok fotoğrafçı grubun desteklediği bu gezide yaklaşık 350 fotoğraf dostu ile buluştuk. Fotoğraf dostlarının geziye büyük rağbet göstermesi sonucu Türkiye'de bugüne kadar düzenlenen geziler arasında en fazla katılımın yaşandığı günübirlik gezi rekorunu kırdık."




Sepia tonunda bir ters ışık çalışması...



Trilye, Osmanlı' nın kuruluşunun ilk döneminde fethedilmiş, fetihten sonra da Rumların şehri terketmeyip, uzun yıllar yaşadığı bir kasabadır. Rumlar Cumhuriyet yıllarına kadar yaşadıkları bu küçük yerkeşim yerinden Lozan antlaşması gereği ayrılarak, Yunanistana göç etmişler ve şehri Selanik başta olmak üzere bazı Rum memleketlerden gelen Müslüman - Türk vatandaşlara bırakmışlardır.

Trilye, Mudanya ilçesini batısında kalan bir kıyı şehridir. Zeytin ağaçlarıyla bezenmiş yemyeşil bitki örtüsünün denizle buluştuğu nadide yerlerden birisidir. Kışın kar yüzü görmeyen bu kasabanın etrafında kar manzarası izlenebilecek dağlar olsa da, şehir içinde ılıman bir esinti var. Bu ılıman hava, kalın kalın giyinen bizleri aralık ayında olmamıza rağmen şaşırttı. Ayrıca Türkiye' nin en temiz havasına sahip 3 yerleşim yerinden birisi olmasıyla da etkiledi doğrusu.





Misafirlerini oldukça sıcak ve güler yüzle karşılayan sıcak kasabanın insanı, geçimini zeytincilikle, bir kısmı da balıkçılıkla karşılıyor. Meşhur doğal sıkma zeytin yağları bu küçük kasabada üretilip, Türkiye' ye buradan dağıtılıyor. Çeşit çeşit zeytinler de üretiyorlar tabiki. Kasabanın içinden, sahile kadar sahil boyu dahi adım başı bir zeytinciye rastlamak mümkün. Her kafede veya restoranda yemeğin yanında zeytin ikram etmeleri bu insanların zeytinle yatıp, zeytinle kalktıklarını gösteriyor.




Kibele şisesinde Trilye zeytinyağı


200 yıllık zeytin yağı üretme makinası

Bu küçük tarihi kasabayı 6 saat boyunca karış karış geziyoruz...

20 Ekim 2009 Salı

1. FDT Gezisi - 3. Bölüm (Beypazarı)

"Son durağımız olan Beybazarı' na saat 4 gibi vardık. Yaklaşık 150, 200 fotoğraf dostu ile, yuvasından çıkmış karınca kolonisi gibi şehri sarıverdik. Herkesin elinde birer makina köşe bucak dolaşmaya başladık. "



Beypazarı, Ankara' nın batısında kalan tarihi, küçük bir şehir. Şehrin her köşesindeki tarihi binalar, restore edilmiş, durulabilecek vaziyete getirilmiş. Bu eski evlerde el yapımı her türlü süs eşyası ve desen desen kıyafetler satan küçük esnafları görebilirsiniz.











Blog Listem

Blogger tarafından desteklenmektedir.