İlk durağımız kahvaltı yapmak için uğradığımız Bahar Country'ydi. Burası İstanbul'un Avrupa yakasındaki Sarıyer ilçesinde yani boğazın kuzey batısında kalan, yemyeşil bir ormanın arasından uzun ince bir yoldan geçilerek varılan geniş bir arazi üzerinde bulunuyor. Bu dinlendirici mekanda keyifli bir pazar kahvaltısı yapma fırsatı bulduk. Şansımıza sabaha kadar yağan yağmur kesilmiş, temiz, ferah ve bol güneşli bir hava karşılamıştı bizi.

Kır ve orman havası verilen bu mekanda tavuk, horoz, kaz gibi kümes hayvaları da besleniyor. Bir de maymuncuklar var tel örgülerin arasında yaşayan. Kümeslerinden çıkan özgür tavuk, horoz ve kazların seslerini duydukça hüzünlenen, tel örgülerden nasıl olur da, ne yaparım ben de çıkarım diye kahrolan düşünceli bir maymun...

Gezi sırasında her durulan, mola verilen yerde, belki bir gelenek olan fotoğraf dostlarının portre çalışmaları bu rahatlatıcı alanda da vardı. İşte bir fotoğraf dostunun kahvaltı tabağı üzerindeki gül şekli verilmiş bir domatesi makro çekerken...

Yine fotoğrafçıları başına toplayan bir FDT üyesi...

Güzel bir pazar kalvaltısı ardından Galata Kulesi' ne doğru yola çıktık. Yol üzerinde Koca Mimar Sinan' nın yaptığı, zamanında İstanbul' a su taşıyan devasa su yolu kemerinin altından geçtik ve ötesinde otobüsten inip hemen fotoğrafladık.
1 yorum:
Selamlar Oğuzhan,
Çalışmalarında kendini baya geliştiriyorsun. Son resimlerin çok hoşuma gitti özellikle kız kulesi fotoğraf çalışmanı çok beğendim.
Devamını bekliyoruz kanka :)
Yorum Gönder